Üye Girişi

Üye Girişi

Darbenin Gerçek Mağdurları

02 Eyl 2016

Darbenin ardından hükümetimiz ve reis-i cumhurumuz 15 senelik türküye devam ettiler, "Mağdurum, mağdurum, çok mağdurum mağdurum". Oysa gerçek böyle midir? AKP ve AKPliler, cemaat yüzünden mağdur olmuşlar mıdır?

Milat Neden 17 Aralık diye sormuştum... Öyle ya, Fethullahçı teröristlerin bu ülkeye verdikleri türlü ve geniş çaplı zararlar arasında en büyük olan nedir? Darbe ve ordunun bozulması. Bunun başlangıcı nedir? Erdoğan'ın savcılığını yaptığı, umum AKPlilerin davulla zurnayla kutladığı Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları. Hani, PKK'nın Serxwebun'da açıkça üstlendiği eylemleri bile "ordu yapmıştır, şerefsiz, aşağılık, vatan haini ve din düşmanı subaylar yapmıştır" diye orduya ihale edip orduyu halkın gözünden düşürdükleri, cemaatçi olmayan subayları tasfiye ettikleri, yerlerine her zamankinden de geniş ölçüde cemaatçi subaylar yerleştirip, islamcıların bizim çocuklar artık orduya da giriyor diye sevindikleri...

Milat öyleyse neden Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları olarak kabul edilmez? Bu terör örgütü, iç yüzünü o zaman ortaya çıkarmamış, darbeye o zaman başlamamış mıdır?

Hem, AKPlilerin neresi mağdur Allah aşkına? Yedikleri hala midelerinde. Cemaat ortaklığı ile kazandıkları, hala onlarda. Üstelik geniş kitlede, sosyal medyada bir nedamet, özür, pişmanlık göremiyorum. Sadece ağzı köpüklü bir saldırı... Önüne gelene, özellikle AKP'nin FETÖ'yü devlete yerleştirmekle suç işlediğini söyleyenlere bir "Fetöcü" iftirası furyası. Bu, suçluluk psikolojisidir. 

Bir İslamcı hükümet zamanında bitmiş PKK yeniden dirilmiş, IŞİD ülkede bombalar patlatmış, PYD Suriye'de güçlenmiş, bir diğer islamcı yapılanma darbe yapmışken, islamcılığın karşısında durmamak vatana ihanettir. Fetö'ye karşı çıkacağım derken, Fetö, PKK ve Işid ile mücadele edemediğini defaatle ispatlamış olan hükümete destek çıkmak, darbeciliktir. 

Fetöcüler tarafından ordudan atılıp geleceği elinden alınan subay namzedi çocuklar, darbenin gerçek mağdurlarıdır.

Erdoğan'ın direktifleri ve desteği ile hapis yattıkları halde çıktıktan sonra darbeyi durdurmada en büyük rolü oynayan ülkücü subaylar, darbenin gerçek mağdurlarıdır.

Akla zarar bir şekilde insanları canlı kalkan olmaya çağıran devlet başkanının emriyle sokağa çıkıp, tanklar tarafından ezilen insanlar, darbenin gerçek mağdurlarıdır.

Hablemitoğlu gibi, Taner Kışlalı gibi isimler canlarıyla bedel ödemiştir, onların ardılları darbenin gerçek mağdurlarıdır.

AKP'nin paralel yapı ortaklığı dile getirdiği ve devlete bu yapıyı musallat edenlere soruşturma açacağını beyan ettiği için sansürlenen ve sürekli iftiralara uğrayan Akşener, darbenin gerçek mağdurudur. Onu mağdur edenler, demokratik hakkını kullanan kırk yıllık ülkücülerin iradesini yok sayarken demokrasi kahramanı pozu kesebiliyorlar. Bahçeli'nin şürekasının "ülkücüdür" diye referans olduğu isimler By Lock soruşturmasında en sağlam Fetöcü çıkarken, aynı isimler Akşener'e paralelci iması yapabiliyorlar. 

Ayrıca AKPlilerin "bütün tarikatler, cemaatler kötü değildir" çıkışları, devletin yeni paralel yapılarını korumak için. Fetö gidiyor, Menzil geliyor, ne idüğü belirsiz irili ufaklı tarikatler, cemaatler geliyor. Bunların hepsi potansiyel teröristtir. Fakat paralel desteği ile iktidara gelip, o destekle kendisini istihkam eden, akabinde yakıt modülünü geride bırakan uzay füzesi gibi eski ortağından kurtulan AKP, bu potansiyel terörist yeni paralel yapılanmalar olmadan iktidarını devam ettiremez. Yeni güvenliğimiz ve demokrasimiz AKP durdukça tehdit altındadır. 

Türkiye'de darbe, başarılı oldu. Zira darbenin mağdurları hala eziliyor, darbecilerin ortakları hala zengin, güçlü ve yerlerindeler. Hükümet azaları ve AKPliler, samimiyetini topyekün istifa edip, AKP'nin anayasal suçlar ve darbe ortaklığı nedeniyle kapatılması için bizzat AYM'ye dilekçe verip, nedametleriyle baş başa bir ömür sürmek için köylerine dönerek ispat edebilirler.

Yoksa boğazından bir cemaatçi kuruşu geçmemiş, cemaate bir gün olsun sempati duymamış ve cemaat-AKP ortaklığının en güçlü zamanında dahi mücadele etmiş bizler ile, dünkü suç ortakları arasında bir fark kalmaz. Babannemin dediği gibi bu, Allah'ın gücüne gider. Bir pedofil, cezaevine girip çıktıktan sonra, islah oldu diye, sözgelimi kreş müdürü yapılabilir mi? Yapılamaz ise, bazı isimler de Fetö ile mücadelede rol alamaz.

PKK ile çözüm süreci flörtü yapıp "bunlar bizi kandırdı" diyen, Esad bizi kandırdı diyen, nihayet paralel bizi kandırdı diyen... Önüne gelene kanan bir yönetim, ülke bekası için bir tehdit değil de, nedir? 


M. Bahadırhan Dinçaslan

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 

 
mbdincaslan.com | © 2017 Tüm Hakları Saklıdır

  • Mevcut yorum yok.

Who's Online

194 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi