Üye Girişi

Üye Girişi

İYİ Parti'ye Kongre Çağrısı

17 Tem 2018

İYİ Parti Kongre yapmalı, evet. Acilen kongreye gidip, silkelenip kendine gelmezse, Türkiye'ye faydası olmak bir yana, Türkiye'ye zarar veren bir yapıya dönüşecek.

Partinin Temmuz 20-22 tarihleri arasında yapacağı kamptan ümitliydim. Sair sebeplerden; şoktan, üzüntüden, arkaplanda yapılan çalışmalardan ötürü seçmene ve parti gönüllülerine verilmesi geciken mesaj erteleniyor diye düşünüyordum; hem teşkilatı toparlayan, hem bizi teskin eden, hem de yepyeni ve akılcı bir yol haritasıyla silkelenip yükselişe geçen bir parti bekliyordum. Fakat bugün Temmuz kampının programını gördüm. Tamamen baştan savma, hiçbir bekleneni vermeyecek, gaz alma odaklı ama onu da becermekten aciz bir program. 

Programa göre partililer bir araya gelecek, 3 günü bir kampta geçirecekler. Kamp boyunca 12'şer kişilik masalar kurulacak ve "konuşulacak". Son gün Genel Başkan lutfedip bir konuşma yapacak ve kamp dağılacak. "Çalıştay", "workshop" gibi afili sözcükler kullanılıyor. 

Kampa davetli olanlardan ulaşabildiğim herkesi aradım, onlarca kişiyle görüştüm. Hepsine sordum: Size bu kampta falanca konuya dair çalışın, briefing verin yahut sunum yapın diye bir talep ulaştı mı? Tek bir istisna olmadan hepsi hayır dediler. Ki konuştuğum insanların hepsi bir alanda uzman, partide parası nedeniyle değil üstlendiği işlev ve uzmanlığı nedeniyle yer alan kişiler. Çalıştaya katılacak parti kurucularından bir konuya çalışmaları, buna dair sunum yapmaları istenmemiş, nasıl bir çalıştay olacak? Bunun yanında, 12'şer kişilik masalarla bölünmüş ve Genel Başkan konuşması hariç asla bir araya gelmeyeceği, tartışmayacağı, söz alıp kürsüden bütün haziruna hitap etmeyeceği kesin "kurmay heyeti"nin nasıl meseleyi düzgün bir şekilde değerlendirip, sonuca ulaşıp, yol haritası belirlemesi bekleniyor? Durum belli, partinin çok bilmişleri "ya elimize yüzümüze bulaştırdık, bari şöyle gazı alalım, toplantı yaptık diyelim, bir otele de para kazandıralım" diyerek afili isimli bir "kamp" düzenlemişler. Partinin kitlesinin ve irili ufaklı kanaat önderlerinin görüşünün alınması, efkar-ı umuminin tartılması, başarısızlığın mertçe ve netçe masaya yatırılıp, sebeplerinin belirlenmesi ve yeni çözüm sunulması ihtimal dışı olduğu gibi, hiç amaçlanmamış bile.

Bu sadece partiye ve seçmenine ihanet değil, Türkiye'ye ihanettir, evet, madem bol keseden kullanılır bir tabir oldu, gerçek vatan hainliğidir. Zira İYİ Parti, "sağ" ve "milliyetçi muhalefet"in ümidi olarak ortaya çıktı. Anketlerde %20'leri gördü. Mayalanan muhalefetin hiç değilse bir kısmının oyunu alıp, oyuna dahil oldu. Ondan namuslu bir Türk milliyetçiliğinin aktörlüğüne soyunmasını ve AKP'nin yegane panzehiri olan sağ muhalefeti büyütmesini beklerken, bütün sağcı ve şarklı hastalıkları bünyesine almış ve iş bilmez, işe yaramaz bir sürü adamı "kadro" diye yutturmaya çalışan bir yapı görüyoruz. Evet, hata yapmıştır, yanlışlar yapmıştır, fakat bunları görür, düzeltir ve eldeki kazanımları en iyi şekilde değerlendirir dedik, tam aksi bir istikamete gidiyor, seçmeniyle, emektarıyla dalga geçiyor. Bu, sağ muhalefetin iğdiş edilmesidir, pasifize edilmesidir. İnsanın aklına "bir üst akıl sağ muhalefeti fünyeyle patlatıp kontrol altına mı aldı?" sorusunu getirir. Eğer böyle ise, ihanetin dik alası, insanların enerjisini kaybetmeyi baştan kabul etmiş ve küçük pastadan küçük ve şahsi payın peşine düşmüş bir yapı uğruna harcamaktır. Bunun vebali var, o idealist tavrı, bedel ödemenin kesinliğine rağmen muhalif kalabilme ahlakını böyle basit hırslara, planlara kurban etmek Türkiye'nin nesillerini harcamak demektir. İnsanları siyasete küstürmek, yılgınlık hissi oluşturmak, Erdoğan'ın iktidarını pekiştirmek demektir.

Daha önceki eleştiri yazımda ifade etmiştim, parti başarısızdır. Üstelik, İYİ Parti seçmeni MHP'den kopmuş, dünyayı tanıyan, risk alabilen, maraba olmayı kabullenmeyen bir seçmen tipi arz ediyor. Öyle beylik laflarla, başarılıyız goygoyuyla ikna olup pembe düşler kuracak bir kitle değil. Yemiyoruz ve ha bu yazı, yemediğimizin bir ifadesidir. Vekil seçileninden kurucusuna, 18 yaşındaki gönüllüsünden divan üyesine birçok isim sitem dolu, şikayet dolu. Ve Meral Akşener'e bunu ulaştırma şansı bulamıyor, etrafı nereden türediği belirsiz tiplerle çevrili Meral Hanım, körleşiyor ya da körleştiriliyor. Önceki yazımda en çok geri dönüş alan ifade, "MHP'yi değiştirmeye çalışan Meral Hanım'ı özlüyorum" cümlesiydi. Konuştuğum herkes, ama herkes, Meral Hanım'da büyük ve menfi bir değişim olduğunda hemfikir. Herkes, o eski, samimi, cesur ve becerikli kadını özlüyor. Fakat Meral Akşener'e ulaşmak artık mümkün değil, etrafında -sever bu deyimi- camdan bir duvar var, herkes ona tosluyor ve ancak beceriksiz, ilk STK tecrübesini İYİ Parti'de, üstelik üst düzey yönetici olarak yaşamış tipler etrafını dolduruyor. 

Parti, gençlerin ve kadınların partisiyiz diyerek yola çıktı. Partide önemli görevlerde ve vekiller arasında genç olmadığı gibi, hiçbir özelliği olmayan bir arkadaş, tepeden inme Gençlik Kolları'nın başkanı yapılıyor. Dün en kıymetli olanlar, sorunları görüp, düzeltme yolları o cam duvar tarafından kesilince istifa ettiğinde, makam mevki peşinde olmakla suçlanıyor, yuhalanıyor. Bahçeli'nin MHP'de uyguladığı her türlü taktik, İYİ Parti'de azimli, homojen, bağları sağlam, dirayetli ve proaktif bir kitle oluşmasını engellemek için kullanılıyor. Kadın desen, kadın yok, kadın Genel Başkan Yardımcısı lakayt bir tavırla makama değil, kişiye hitap eden bir istifa dilekçesiyle istifa ediyor. 

İYİ Parti'nin kurulmasına giden süreç, bir kongre talebiyle başlamıştı. MHP başarısız olmuştu ve bu başarısızlığa dair tespitleri, başarılı olabilecek yola dair önerileri olanlar, kongre istemişlerdi. Şu an aynı şartlar İYİ Parti için geçerli: Parti başarısız ve madem demokrasinin, çoğulculuğun, taban iradesinin ön planda olacağı modern, özgürlükçü bir parti olma vizyonu vardır, acilen kongreye gitmelidir. Bu defa, önceki kongrelerdeki bahaneler de yok, kongre tam demokratik koşullarda, çarşaf liste gibi taban iradesini yansıtan yöntemlerle gerçekleşmelidir. Bir başkan değişikliğine lüzum görmüyorum, zaten potansiyel bir namzet de yok, fakat başkanın birlikte çalışacağı yapı, kongre tarafından liyakat esasına göre belirlenmelidir; Meral Hanım'ın lider olarak birçok üstün yanı varsa da, görünen o ki, oldukça başarısız olan yönü, atama tercihleridir. Yeni bir Genel İdare Kurulu ve Divan belirlenmeli ve seçim başarısızlığında payı olanlar siyasi bedelini ödemeliler. Ödemeyeceklerse, İYİ Parti boşuna kurulmuştur.

Öyle ya, siyasi partilerde süreç böyle işler. Biz liyakatsizliğe, makam sevdasına, adamcılığa, sansüre, baskıya, süfli taktiklerle tabanı birbirine düşüren sağcı kurnaz siyasete tepki için bu partiyi kurduk. Aynı devam edecekse ne anlamı var? Partinin propagandası başarısızdır, stratejisi başarısızdır, "profesyonel danışman" olarak kullanılanlar başarısızlığın da ötesinde kasti zarar vermişlerdir. Bunu böyle kabullenip, aman kol kırılır yen içinde kalır mı diyeceğiz? Neden diyelim? 

Mesela, basın özgürlüğünden bolca dem vurduk. Yeniçağ bilindiği üzere İYİ Parti'nin sesi konumuna geldi. Burada da Alo Fatih yaşanıyorsa, Adnan İslamoğulları'nın yazısı yayımlanmıyorsa, İYİ Parti'nin AKP yahut MHP'den ne farkı var? Hem İYİ Parti havzasının, hem Türkiye'nin gündemine oturmuşken Yeniçağ "el öpme vakası" hakkında Meral Hanım açıklama yapana kadar haber yapmıyorsa, nerede basın özgürlüğü? Ne yüzle bizim haberlerimizi yapmıyorlar diye şikayet edebileceğiz? 

Biz Meral Hanım cumhurbaşkanı olsun, filanca vekil olsun, öteki parsa kapsın diye partiye destek ve emek vermedik. Biz Türk milliyetçiliği ülkeyi rejim değişikliğinden, tek adam diktasından kurtarma vazifesini yerine getirsin, Türk çocukları özgür, müreffeh ve mutlu bir ülkede yaşasın, adalet yeniden tesis edilsin diye yola çıktık. Gidecek yerleri yok, nasılsa "bizim çocuklar", dayattığımız her şeyden şikayet etseler de sineye çekip el mahkum destek ve oy vermek zorundalar diyorlarsa, bilsinler ki, yok öyle yağma. Gider CHP'ye veririz, her türden akımın kendine öyle ya da böyle yer bulabildiği bir yapıda, memnun olmadığımız ve bizi kandıran sağ partidense, memnun olmadığımız ama ağırlığımızı koyabildiğimiz bir sol partiyi tercih ederiz. Gider LDP'ye veririz, yahut hiç vermeyiz, amaçlarımıza uygun hareket edilmiyorsa oy ya da destek vermek mecburiyetinde değiliz. Bunu MHP sağlayabilirdi, duygusal hassasiyetlerimize oynar, 3 Hilal'in o cazibesi nedeniyle yıllarca yaptığı gibi kerhen, söve söve oy verdirebilir, destek verdirebilirdi. Ama o prangayı bile kırmış bir kitle var karşınızda, tekrar ediyorum, yemezler.

Hülasa, İYİ Parti acilen kongreye gitmeli ve kendi içinde mertçe hesaplaşmalı. Bütün sorunlar ve sorumlular masaya yatırılmalı, bedeller ödenmeli, özürler dilenmeli, özeleştiri yapılmalı. Bununla teskin edilen kitleye, daha sonra gerçek ve akılcı bir yol haritası sunulmalı, bir silkelenme sağlanmalı. Yerel seçimler öncesi yapılacak bir kongre, partinin güçlü ve tek vücut şekilde devam etmesi için tek yol. Yoksa beceriksizliğin ve kontenjan adamlarının hüküm sürdüğü partiye seçmen daha acı bir dersi yerel seçimde verir ve o gün geldiğinde herkes gemisini kurtaran kaptan olur. Kitlesinden bu kadar kopan ve seçim akşamından bu yana akıl almaz bir yol izleyen Meral Hanım da silinir gider. 

Dost sohbetlerinde konuşulanlar, yüksek sesle dile getirilmeli, yoksa MHP'deki hastalıklar yalnızca bize siyasi başarısızlığa mâl olmayacak, Türkiye'nin geleceğini karartacak.

Bu tavırdan acilen dönülmezse, 20'sinde başlayacak kampta büyük kavga çıkacağını öngörüyorum. Meral Hanım'ın konuşması başlayana kadar misafirlerin yarısı evlerine dönerler. Zira insanlar dert anlatmak, yanlışları tespit etmek ve sorumluların bedel ödediğini görmek için sabrediyorlar, bekliyorlar. Orada başlarım yapacağınız işe diyerek toplantıyı terk edecek ilk ülkücüye ilk alkış benden.

Dost acı söyler vesselam.


M. Bahadırhan Dinçaslan

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. 

***

M. Bahadırhan Dinçaslan kitapları:

Seküler Milliyetçinin El Kitabı - Satın Al

Karşılaştırmalı Mitoloji: Tolkien Ne Yaptı? - Satın Al

Albatros - Satın Al

İzmir Çıkmazı - Satın Al

 

 

 
mbdincaslan.com | © 2018 Tüm Hakları Saklıdır

  • Mevcut yorum yok.

Who's Online

183 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Latest Park Blogs